Hz. Süleyman ve karınca
Bölüm 1Ordu ve karıncalar vadisi
Huzurlu bir sabah Hz. Süleyman büyük ordusuyla yolculuk ediyordu. Allah ona özel lütuflar vermişti: Kuşların dilini ve Allah'ın izniyle başka pek çok canlının dilini anlayabiliyordu. Ordusu güçlü ve düzenliydi; insanlar, kuşlar ve başka canlılar birlikte ilerliyordu.
Minik karıncalarla dolu bir vadiye yaklaştıklarında bir karınca ordunun geldiğini gördü ve hemen diğerlerini uyardı: “Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin; Süleyman ve askerleri farkında olmadan sizi ezmesin.” Karınca onları suçlamıyordu. Askerlerin ayaklarının altındaki bu kadar küçük canlıları fark etmeyebileceğini biliyordu.
Bölüm 2Süleyman gülümsüyor ve şükrediyor
Allah'ın izniyle Süleyman karıncanın söylediklerini duydu. O minik canlıyı görmezden gelmedi. Allah'ın, yarattıklarının bu kadar küçük birini anlamasına izin vermesine hayret ederek gülümsedi.
Süleyman hemen şükür duydu. Bu yeteneği kendi başına kazanmadığını, onun Allah'tan geldiğini biliyordu. Rabbine, nimetlerine şükreden biri olarak kalmasına ve O'nun razı olacağı iyi işler yapmasına yardım etmesi için dua etti.
Karıncalar güvenle yuvalarına girdi; büyük ordu da küçük koloniye zarar vermeden yoluna devam etti. Güçlü bir peygamber, herkesin gözden kaçırabileceği kadar küçük bir canlının uyarısını dinlemek için durmuştu.







